| |
ANKARA KONUSMASI
Sayin Baskan,
Sayin yöneticiler, bilim kurulu, basin mensuplari, degerli misafirler ve sevgili ögrenciler,
Bu toplantiyi düzenlediginiz ve Dünya Tatar Ligasi Baskani Sayin Dr. Gönül Pultar Hanimla beni de davet etme lütfunda bulundugunuz için tesekkür eder, bundan sonraki çalismalarinizda basarilar dilerim.
Ben, yasimin ilerlemesi sebebiyle yerimi Sayin Dr. Gönül Pultar Hanimla birlikte diger idealist genç arkadaslara birakiyorum. Tataristan'dan gelen ve istikbalin bilginleri ve önderleri olan Mars Tukay, Said Hayri, Asistan Almaz Miftahov, Ildar Valiyev, Raynur Sakir, Radik Halikov, Rüstem Sultanov, Haydar Nurislam, Dinar Sadikov, Ilsat Nasibullin, Leyla Gafarova, Aydar Safin, Aynur Galalov ve diger arkadaslarina da saglik ve basarilar diliyorum.
11 Eylül 2001 tarihinde ABD'de yasanan müessif olay, alti bin kisinin canina mal olmustur. Süphesiz bu korkunç bir terör olayiydi.
Her sagduyu sahibi insanin bu olayi siddetle ve nefretle kinadigindan süphe etmiyorum. Ama bu kanli olayin sebeplerini analiz etmemiz de zaruridir. Bildiginiz gibi dünya, zengin ülkeler grubu ile gelismekte olan ülkelerden olusmaktadir. Bu iki grup arasindaki refah düzeyi çok farklidir. Iste bu uçurum, materyalizme dayanan kapitalizmin egemenligi hatta hegemonisi yüzünden daha da derinlesti. Nihayet dinî, siyasî, sosyal, ekonomik, etnik ve psikolojik patlamalarin esigine gelindi. 11 Eylül patlamasindan sonra basta ABD olmak üzere, kapitalist, materyalist ve emper-yalist ülkeler, hemen Islâm Dünyasini suçlamaya basladilar. Böy-lece Afganistan'a saldiri gündeme geldi.
1991'de Sovyet Imparatorlugu dagildiktan sonra, ABD, tek kutuplu denge unsuru haline geldi. Genis demokratik haklara sahip ABD'de bu imkânlardan yararlanmasini bilen Israil, Yunan ve Ermeni lobileri, haddi asan taleplerle ortaya çiktilar. Bunlardan Yahudi lobisi bütün dünyaya kendi malî hegemonizmini yerlestirme emelinden hareketle, Filistin davasini kangren haline getirdi. Yahudilerden ilham alan Ermeni lobisi, tarih boyunca devlet kurmaktan yoksun olduklari halde, Türkiye'den haksiz taleplerde bulundular. Yunan lobisi Megalo-Idea ütopyasi ile faaliyete basladi ve 1922'de Türklerden aldigi aci dersi unutmadigini belli etti. Iste bu üç lobinin etkisinde kalan ABD yöneticileri, bati dünyasinin feci sonunu baslatma sürecine girdiler.
Sovyet Imparatorlugu'nun varisi Rusya Federasyonu, demokrasiden mahrum sosyal sistemi bir avantaj olarak kullanarak, devletin federal statüsünü kaldirdi ve üniter, totaliter hatta klerikal Ortodoks Imparatorlugu ütopisi ile agir bir yolculuga çikti. Rusya, bu hayalinin önünde 8 milyonluk Tatarlari ve 1.2 milyonluk Çeçenleri engel olarak görmektedir. Bu iki millet de tarihte, Rus Çarligina karsi büyük direnme göstermislerdi. Ruslar, Kazan Hanligi'ni yüz yillik, Çeçenistan'i ise üç yüz yillik savaslardan sonra istilâ edebildiler. Ruslar, bu iki ülkede de soykirim ölçüsünde büyük katliamlar yapti. Çeçen soykirimi hâlâ devam etmektedir. Tataristan'a gelince, Tatar aydinlari ve isçileri, 1988 ile 1994 yillari arasindaki alti yillik dönemde, olaganüstü gayret ve azimle, ülkenin cografî dezavantajina ragmen, % 65 oraninda bagimsizlik ve egemenlik haklarini kopardilar. Ama Rusya'nin yeni kara Çari, Tataristan'in elde ettigi bu haklari ortadan kaldirma çabasiyla kanunlara aykiri bir tavir sergilemektedir.
11 Eylül 2001 tarihinden sonra meydana gelen durum, önceki demokratik kurallari hiçe sayan yeni despot rejimler kurma düsüncesini dogurdu. Bu felsefeye göre herhangi bir kurtulus ve hürriyet hareketi terör olarak degerlendirilmekte ve üstüne siddetle gidilmektedir. Diger taraftan her türlü devlet terörü mubah sayilmaktadir.
Bu devlet terörü örneklerini, Putin, Saron ve hatta Çin diktatöründe görmekteyiz. Rusya'da Çarlik zamanindan beri sürüp gelen Haçli duygusu, medenî dünya manzarasina yakismiyor. Biz Ruslarla esit hürriyet ve baris, huzur içinde yasamak istiyoruz. Istedigimiz egemenlik gerçeklesirse, Tatarlar, Türkiye ile Rusya arasinda ticarî, turistik ve diger sahalarda köprü görevini yapacaktir. Bu da yalniz bölge barisina degil, bütün dünya barisina önemli bir katki saglayacaktir.
Islâm'da terör yoktur. Teröre basvuranlar yüzünden bütün Müslümanlari terörle iç içe görmek bati dünyasinin tarihî yanlisidir. Bu oyuna gelmemelidir. Bu duygu ve düsüncelerle hepinizi saygiyla selâmliyor, saglik, mutluluk ve basarilar diliyorum
|