Ana sayfa
Biyografi
Eserleri
Makaleler
Guncel Yorumlar
Kazan Turk Tarihi
Ali Akis Albumu
Tataristan Albumu
Ayaz Ishaki
Kopruler
Iletisim
 
 
 


  PASING KONUSMASI

Sayin Baskan,
Aziz yönetim kurulu üyeleri, degerli meslektaslarim ve sevgili gençler,
Saygideger kizlarim ve bacilarim!
Hepinizi saygiyla selâmlarim.
Bu toplantiya konusmaci olarak katilmam için davet eden Sayin Hasan Sahin'e tesekkür ederim. Hepinize Ulu Tanri'dan saglik, mutluluk ve basarilar diliyorum.
Dünya Tatar Birligi Fahri Baskani sifati ile, panelimizin temel konusunu olusturan Dogu Türkistan ve Kosova olaylarina Türk Birligi açisindan kisa bir degerlendirme ve 60 yillik tecrübe-lerimden yola çikarak bazi tavsiyelerde bulunmak istiyorum.
Söz konusu iki ülke, yani kan ve din kardesimiz Dogu Türkistan barbar Çin emperyalizmine karsi, din kardesimiz Kosova ise zalim Rus sömürgeciliginin usagi Sirp yamyamlarina karsi, esit olmayan sartlar altinda kanli bir savas içinde bulunuyorlar. Biz bu kanli olaylara ancak Türk dünyasinin problemleri çerçevesinde degerlendirme yapacagiz. Zira bu iki ülke, Türk dünyasinin yayilmis oldugu büyük cografyanin iki ucunda bulunmaktadir.
Günümüze kadar Türk'ün Türk'ten baska dostu olmadigina göre, bu durum, bugün de geçerlidir. Yani bugün de Türk Dünyasi düsmanlarla çevrilmistir. Dört yil önce, yani 1995 yilinda Türk Dünyasini çeviren besli çelik çember konusuna ait bir yazi hazirlamistim. O yazim, Türkiye gazetesiyle Kirim, Türk Yurdu ve Yeni Forum dergilerinde yayinlanmisti. O dönemde Rusya, Erme-nistan, Yunanistan, Sirbistan ve Bulgaristan'dan olusan besli çelik çembere, bugün dev çember Çin'i de katarsak, önceki siyasî olusu-mun bugün de aynen degismeden devam ettigini söyleyebiliriz.
Aslinda iki emperyalist devlet Rusya ve Çin, istilâ ettikleri topraklarin yerli halklarini yok etmek için, üç asamadan meydana gelen gaddarca bir taktik ve strateji uygulamislardir.
O taktik oyunlarinin birinci asamasi, yenilgiye ugrayan halklara karsi ayni biçimde soykirima tabi tutma, yani ahalinin bir kismini kiliçtan geçirme.
Ruslarla Çinliler barbarlik bakimindan bir birlerinden farksiz sayilirlar. Rus ve Çin istilâcilarin kullandiklari taktik ayni olduguna göre, o taktigini ikinci asamasi, sindirilmis ahali üzerinde bilimsel deneyler yaparak, toplumda olan dinî, sosyal ve etnik farklardan oldugu kadar yararlanmadan ibarettir. Bu ruhî/psikolojik soykirim sayilir. Arastirma ve incelemelerden sonra çesitli din, etnik köken ve sosyal farklari abartarak birligi parçalama faaliyeti, soykirimin en korkuncu sayilir. Ruhî soykirim sonunda, yerli halk arasinda bir birlerine düsman gruplar meydana gelmektedir. Meselâ Polonya'nin kurtaricisi Maresal Josef Pilsudski'nin yakin meslektasi General Ridz Smigli(y), 'Almanlar Polonya'yi istilâ ederse, özgürlükten mahrum kaliriz; Ruslar istilâ ederse, ruhî varligimizi da kaybederiz.' seklindeki dahiyane sözleri, Çinliler için de geçerlidir. Onlar da ikinci asamayi uygulama yönünden Ruslardan asagi kalmiyorlar. Toplantimizda Dogu Türkistan konusunda konusan meslektaslarim, bu hususa da yeter derecede degindiler. Ayni seyleri tekrar ederek sayin dinleyicileri sikmak istemiyorum.
Istilâ ettigi topraklarin halkini yok etme taktiginin üçüncü asamasi, asimilasyon, yani eritme asamasidir. Sindirilen, birlik ve beraberlikten koparilan bir toplulugu eritmek gayet kolaydir.
Bu üç asamali taktigin aci sonuçlarini, Sovyet Imparator-lugu'nun parçalanmasi sonucu, ortaya çikan cumhuriyetlerde gördük ve hâlâ da görmekteyiz. Dil, din ve tarih birligine sahip olan Türkistan, bugün bes ayri cumhuriyete bölünmüs vaziyettedir. Bölme ve parçalama konusundaki Rus basarisi ortadadir.
Bugün Özbek, Kazak, Kirgiz ve Türkmen, kendini ayri birer millet olarak görmektedir. Hâlbuki biz, yabanci ülkelerde yasamakta olan siyasî göçmen örgütleri mensuplari, 70 yil süren millî kurtulus hareketiyle Özbekistan, Kazakistan, Kirgizistan, Türkmenistan, Azerbaycan ve Tacikistan'i kapsayan Büyük Türkistan adiyla, bugün yari bagimsiz olan Tataristan, Baskurdistan ve Çuvasistan'i Idil-Ural adiyla anarak mücadelemizi yürütmüstük. Ayni sey Kuzey Kafkasya için de geçerlidir.
Dogu Türkistan'a gelince, orada da Çin yöneticileri, ufak etnik farka sahip Uygurlarla Kazaklari ve Tatarlari ayri milletler seklinde görüyorlar. Maalesef, Ankara'da kurulup da merkezi Istanbul'da bulunan Ayaz Tahir Türkistan-Idil Vakfi'nda Türkistan tarafi, Idil-Uralli ortaklarini dislamistir. Bu hususta vakif yetkililerinin daha âdil olmalari gerekir. Bizde, birlik ve beraberlik duygusu, saglam temellere dayanirsa, Çin ve Rus emperyalistleri bizleri bu derece ezemezler.
Kosova'da meydana gelen olaylar da, anlattigim politikalarin bir parçasidir. Rus sömürgecilerin sadik usagi, insan kasabi Miloseviç, yukarda sözünü ettigimiz üç asamadan olusan yok etme taktigini, efendisi Boris Yeltsin'den almistir. 1993 de Duma binasini topa tutan ve 1992 ile 1995 yillari arasinda Çeçenistan'i kan gölüne çeviren Yeltsin'e, Kazanli meslektasim Sayin Enver Hayrullin, hakli olarak, 'Korkunç Ivan'in varisi kanli Boris!' adini vermistir.
Bosna Hersek kasabi Miloseviç, dört yil geçtikten sonra, Kosova'da da ayni vahseti uyguladigi için, ben onu, Bosna kasabi diye adlandiracagim. Kosova Müslümanlari, Bosna savasinin en kizgin aninda, Bosnali din kardeslerini desteklemis olsalardi, bugünkü Kosova faciasi meydana gelmezdi. Ben 1994 yilinda, Kosovali kahramanlar harekete geçecek diye çok beklemistim. Ama olmadi.
AB, çok agir davraniyor. Tarih, tekerrürden ibarettir. ABD, 1995 yilinda Bosna'yi Sirp zulmünden kurtarmisti. 1999 yilinda da ABD'nin Kosova konusunda ne yapacagi merak konusudur. Türkiye Cumhuriyeti devleti Balkanlarda, Kafkaslarda, Dogu Avrupa'da, Orta Asya'da ve Orta Dogu'da siyasî denge unsuru olmaya mecburdur. Fakat AB ve ABD, Yunan, Ermeni ve Yahudi lobilerinin etkisi altindadir. Türkiye'nin denge unsuru olmasini istemedikleri için, Türkiye'de istikrarin yerlesmesini engelliyorlar. 1990 da Körfez Savasi dönemindeki Genel Kurmay Baskani Sayin Orgeneral, Türkiye gazetesindeki bir ropörtajda, AB'nin Türkiye'yi bir agaca benzettigini dile getirmisti. O ropörtajda söyle deniliyordu: 'Türkiye bir adadaki agaçtir. Agaç kurumaya basladiginda, Avrupalilar onu sulamak suretiyle kurumaktan kurtariyorlar. Söz konusu agaç meyve vermeye basladigi an, Avrupali dostlarimiz onu hemen budamak yolu ile meyve vermesini önlüyorlar.'
Bu aci örnek bize Türk Birligi'ne dönmeyi emretmektedir. Türk'ün Türk'ten baska dostu yoktur. Öyleyse Türkiye'nin girisimiyle Türk Dünyasi Konfederasyonu teskil edilmelidir. Bu isin alternatifi ancak yok olmak, Türk varliginin tamamindan vazgeçmektir.
Konusmama son vermeden önce, Türkistan'in bir bölgesi olan Kirgizistan'in Cumhurbaskani Sayin Akayev, Rus baskisi altinda Kirgizistan'a siginan Dogu Türkistanli mücahitleri Çinlilere iade etme hususunda, Çin'le bir anlasma yapmak suretiyle Türk Birligine büyük zarar getirmistir. Bu sadece bir örnektir. Bundan dolayi ben, Dünya Tatar Ligasi eski baskani sifatiyla, bütün samimîyetimle, Türk Cumhuriyetleri Cumhurbaskanlarini Türk Birliginden sapmamaya ve Ruslarla Çinlilere karsi mücadele vererek ülkelerine siginan millî mücahitleri Ruslara ve Çinlilere kesinlikle teslim etmemeye, Türklük ilkelerine sadik kalmaya davet ediyorum. Bu sekilde Türk Birligi'nin temeli atilmis olur.
Türkiye Türkleri ve gençleri! Bagimsizligini kazanmis olan veya yari bagimsiz kardes ülkeleri desteklemek, sizlerin en kutsal görevi olmalidir.
Vatan haini ve bebek katili Öcalan, kahraman özel tim tarafindan kafeslendikten sonra, Türkiye'miz Türk Dünyasinin lideri oldugunu tekrar göstermistir.
Tanri Türk'ü Korusun ve Yüceltsin



Makaleyi download etmek icin tiklayin


Siir:

 

Hizli Menu


 

• Her Hakki Mahfuzdur • 2004